Baska dünyalarda geziyordum konu sen olunca. Ucu bucagi olmayan düsünce nöbetlerine sürükleyendin beni Yüregimde tasidigim bir sirdin sen Bazen düsünüyorum Keske hep öyle mi kalsaydin Bir sey söyleyemedim sana, cekindim kaldim karsinda Icimde sana karsi firtinalar kopuyordu, süktum seni anlatiyordu Gözlerinde kaybolmak, bakislarinda hapsolmak istiyordum Efsunlu hislerin icine düsüyordum, her seyi unutuyor, yasadigimi hissediyordum Bakislarin, kirpiklerin, tebessümlerin, sesin, cehren baharimdi benim... Seni düsünmek; ucsuz bucaksiz, anlamli anlamsiz yolculuklara cikmak demekti benim icin... Yüregime düsen en zarif en dokunakli hikayemdin sen Anne kokusuna, sevgisine, destegine, sarip sarmalamasina hasret kalmis hüzünlü bir yürek Kücük yaslardan itibaren bircok duygunun eksikligiyle, zorluguyla savasan Emre Kanlica Ortaokulunda efsunlu hislerin icine düsüren bir cehre... Emre kücük yaslarda annesini kaybeder ve bunun eksikligiyle büyür. Annesinin olmayisi hayatinda büyük bir eksiklik olarak kalmistir. Daha sonra Emre babasinin tayin sebeplerinden ötürü dedesinin yaninda Hazan Köyünde kalmaya baslar, yüregine Mahru düser Büyüdükce harlanir gönlündeki sevda. Sevdasini bir sir misali yüreginin mahzenlerinde tasir. Yillar sonra yüreginde tasidigi Mahruya ulasmak ister. Emre sevdasini muhatabina ulastirabilecek mi Duygu dolu bu hikayeyi nasil bir son bekliyor Bir belirsizligin icinde hüznü, kederi, mutlulugu, sevinci ve caresizligi yasayan kalpler...